arkadaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arkadaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2015 Salı

Kafa Karışıklığı

Bundan bir zaman önce bir takım arkadaşlar ile gece gezmesine çıkmışız bu arkadaşlardan bir tanesinin doğum günü sebebiyle. Tabii o zaman yeni gelmişim el diyarından o yüzden çok fazla insanı tanımıyorum. Yanında gittiğim arkadaşları ise 2006' dan beri tanıyorum, yani üniversite yıllarından beri. 


Yeni yeni insanlarla tanışıyorsun, çoğunun adını daha ilk dakikadan unutuyorsun tabi. Normal bir şey zaten hayatımda bir daha görmedim %80' ini. Tanıştığım kızlardan bazıları bir acayipti. Dahil olmadıkları her muhabbeti baltalamak gibi bir gayeleri vardı. Ben de keko gibi "yeni arkadaş yapacağım heey" diye milletle iletişim içerisindeyim.

Kızın biri bozuldu. Tam olarak neye bozuldu hatırlamıyorum. Kendi hazımsızlığı... Döndü bana sen kimsin der gibi "Ben onları tam 2 yıldır tanıyorum" dedi arkadaşlarım için. Ben de "İyiymiş" dedim. Başka bir şey söylemedim. Sonra ısrarla kız "Sen nereden tanıyorsun, ne zamandır görüşüyorsunuz" dedi.

Ben arkadaşa baktım. "Cevap verebilirsin" der gibi bir baktı. Döndüm kıza dedim "Üniversiteden, 2006' dan beri". Kızın yanındakiler güldü. 


Ulan üstünden nereden baksan 5 ay geçti ben hala o kız neye bozuldu onu düşünüyorum... Niye bozmaya çalıştı. Bazı şeyler böyle çok takılıyor kafama. Özellikle karşıdaki direkt olarak neye bozulduğunu söylemezse...

Arkadaş edinmek için uğraştığımda "Çok uğraşıyorsun" oluyor. Kimseyi s*klemesem de bu sefer soğuk insan diyorlar. Sadece iki uç da değil, arasında davrandığımda, yani ölçülü bir tanıdık olduğumda da bunu bir şekilde yeterli bulamıyor bu ibneler... Ulan ne ayarsız insanlarsınız siz ben anlamıyorum sizi. 

18 Kasım 2014 Salı

Kardeşlik

Etrafta hep vardır arkadaşına "Kardeşim" diyen tiplerden. Ama öyle böyle sevmez o adamı, yere göğe koyamaz. Sorsan iyi gününde, kötü gününde her daim yanında olmuştur, her daim arka çıkmıştır. Eğer etrafınızda bu tanıma uyan kimse yoksa bu kişi muhtemelen sizsiniz.


Neyse, bu dostluk, çoğu zaman işte o kardeşlik ile karıştırılıyor ya ona yanıyorum ben. İnsanların o yüzden, arkadaşlarına "Kardeşim" demesini samimi bulamıyorum. Kardeşlik bambaşka bir şey, umarım herkes yaşar o duyguyu. Dostluk da apayrı. Ama ikisini karıştırmayın be arkadaşım! Valla, değmez. 

Kardeşlik neden farklıdır biliyor musun? Kardeşinle aynı anadan babadan gelmişsindir, aynı evde büyümüş, aynı evde kavga etmişsindir. "Kardeşim" dediğin arkadaşınla kavga etmemişsindir, aynı evde büyümemişsinizdir, bakış açınız farklıdır o yüzden her ne olursa olsun. O kardeşim dediğin adam seni hiç beklemediğin bir noktada kafasında yadırgıyor, illa ki yapacak, insanoğlu. Ama kardeşin senin ne demek istediğini, neye kafanı taktığını bilir, zira aynı düşünmese bile neden bu şekilde düşündüğünü anlar. Direkt suratına "gerizekalı mısın" diyebiliyor, kırılıp üzülmeyeceğini bilerek.


Kardeşim dediğin insanla daha demin dediğim gibi çok tartışmamışsındır. Tartıştığın insan için orada burada "Kardeşim dedim bana neler etti" mottolu şeyler söylersin. Ama esas kardeşin ile milyon kere kavga edip milyon kere barışmışsındır. Başka seçeneğin yoktur zaten, o anlaşmazlıklar çözülmelidir. Normaldir yani kardeşin ile kavga etmek. Kardeşler kavga eder, sert konuşur, ama küs kalmazlar. Yani çoğu zaman...

İşte en basitinden sırf bu sebeple bile kimseye kardeşim, ağabeyim, bacım, ablam demek yavan geliyor. Bir yerde patlıyor o "kardeşlikler". Ayrıca köküne kıran mı girdi kelimelerin? Dostum de, olmadı can dostum de! Arkadaşım de amk, mellon de!!! Arkadaş kelimesini ota boka kullanmazsak (facebook'taki arkadaşlar kısmı gibi), anlamını boşaltmazsak eğer o kelimenin, kavram karmaşası yaşamayız.


12 Kasım 2014 Çarşamba

Arkadaşlık Bloklaması

Herkesin hayatında vardır bir dönem, ağzıyla kuş tutsa yaranamayacağı insanlar ile aynı ortama girdiği. Muhtemelen iş arkadaşındır o kişi. Çok şükür öyle bir gerginliğim yok benim. Yaşasın Freelancer'lık!!!


Neyse iki saniyede kendimi gazladım. Benim iş yerinde öyle acayip arkadaşlarım olmayabilir ama çok şükür hemen hemen her yerde beşer onar karşılaştığım insanlar var. Her ne hikmetse çok iyi arkadaş olabileceğime inandığım insanlar tarafından göz ardı edilme gibi bir özelliğim var. Gerçi düşündüm de iyi anlaşacağımı düşünmediğim insanlarla da bu durumu yaşıyorum. Ama tabii onlar bu kadar koymuyor.


Esasen ağrıma giden, değer verdiğim insanlardan karşılık görememek. Niye yani? Ne kötülüğümü gördün mesela? Niye bu kadar karşısın? Seni bu kadar çok görmek isteyen ya da seninle konuşmak için gün sayan kişiye neden bir beş dakika ayıramıyorsun? Veya neden dangır dungur cevap veriyorsun? Tamam direkt olarak kimse zaten "arkadaşım olamazsın" demiyor, o yaşı geçeli oldu bir yirmi yıl. Ama o hal ve hareketler, o konuşma tarzı, o tavır... Yemin ederim yolun orasında ağzıma sıç, daha az üzülürüm. Keşke insanlara, onların bana gösterdiği alaka ile eşdeğer bir alaka gösterebilsem. Her şey çok farklı olurdu.


Şu hayatta alışamayacağım bir durum varsa o da budur zannımca: Arkadaş olarak düşündüğüm insanların s*kinde bile olmamak...

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Fotoğraf Çelıncı 3. Gün

Bugünkü planımız olan Hollywood yazısına yürüyüşümüz iptal oldu. Ben de Westwood civarında takılıp bütün gün çeviri yaptım. Size gösterdiğim Boba dükkanına gittim yine. Orada dikkatimi toparlayabiliyorum gerçekten.
Kaç gecedir hiç düzgün bir uyku çekemedim. Sabah Hollywood' a gidilmeyeceğini öğrendim, tam yukarı çıkıp geri uyuyacaktım. Instagram' da önceden koyduğum yurt merdivenlerini hatırlarsınız, tam o merdivendeyken bir an ışık güzel geldi gözüme. Çektim ben de. 

Burası bizim yurdun önü. Çiçekler ayrı bir güzeldi bugün. Çeviriye giderken çektim.

Çeviri yaparken yeni bir yöntem keşfettim. Zaten bu çeviri yapma yöntemlerimden bir yazı çıkar. Ama işimin ayrıntıları olduğu için tabii ki de yazmayacağım. Gidin adam gibi bölüm okuyun amk.

Bütün günüm çeviri, Tuğçe ile geyik, Sultan ile muhabbet ve Paty ile yemeğe gitmekle geçti. Yemekten geldiğimde son resmi çekmediğimi fark ettim. 


Cihan oturuyordu orada, dedim Cihan seni insanlara ifşa edeceğim. Tabii öyle demedim ama Cihan nedense resmi nerelere koyacağım hakkında beni sorguya çekti bi. Enteresan... Dedim korkma yemezler. O yüzden Cihan' ı yemeyin. Bozuşmayalım. Oke?




22 Ekim 2013 Salı

Abinin Arkadaşı Sendromu

Yıllardır Ankara'dayım, ağabeyim benden sonra geldi buraya. O gelene kadar kendime has bir çevrem, bir dolu arkadaşım vardı.

Ama ne oldu? Her şey yavaş yavaş kaybolmaya başladı. İlk önce mekanları elimden aldı, mekanlar gittiği için yeni arkadaş edinebilme ihtimallerime balta indirdi. Herkes bir anda onun arkadaşı oldu... Ankara kurudu.

Yanlış anlamayın kızlar, mesele yakışıklı arkadaşlarının yüzüme bakmıyor olması değil. Adamın yakışıklı arkadaşı yok zaten. Hiç olmadı.

Mesele şu: Artık herkes abimin arkadaşı, ben onların yancısıyım. Nahlet... Ben nasıl bu hale geldim la? Bu arkadaşlar ile muhabbet bir dert... Normalde suratına bile bakmayacağım cinsten adamlar da var, eskiden benim arkadaşım olup, şimdi beni sallamayıp abimin arkadaşı olan da... Başka şartlar altında tanışsak çok iyi muhabbetimiz olacak olan adam da var, saç saça baş başa kavga edeceğim adam da.

Bir de mesele, benim bu insanlara karşı sırf ağabey hatırı için ses çıkaramamam...

La geçen kızın biri, abime yazıyor iken, benimle ufak bebeymişim gibi muhabbete girdi.  Kıza american history x kaldırımı çekebilecek öfkeye sahip oldum o an. Ben o kızı adam yerine koyup birlikte iki çay içmem bile. Ve bu insanın bana olan hareketlerine bak. Ben ne yaptım? Hiçbir şey. Yapamazdım, ağabeyin arkadaşı çünkü, aralarında oluşabilecek münasebete çomak sokmak istemedim.

Bir adam abimle kendi arasındaki bıyık muhabbetini benimle de yaptı. Bıyıklarıma övgüler düzdü. Sesimi bile çıkarmadım. Abinin arkadaşı, kavga edilmez.


93'lü bebenin biri bana 11 yaşında muamelesi çekti.

Bir tanesi ilk tanışırken bir kere selam verdi. O kadar... Daha yolda görsek beni sallamıyor, direkt ağabeyime yöneliyor, yoluna devam ediyor. Niye lan? Yolun ortasında kazulet gibi kalıyorum öyle.

Birisi de "böyle kardeş mi olur amk" ifadesiyle aşağılayarak süzdü beni. Sanki abimin kardeşi o olacakmış da aralarına ben girmişim gibi... Hanzo.

Bazıları imalı imalı bakıyor, kardeş olduğumuzu bilmeden, o daha feci zaten. Kardeşi olduğumu öğrenince de "aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa" diye bir nida, ki ben böyle ifadeleri iyi tercüme ederim, hala anlamadım ne demek istediğini...

Yoldan geçen kız suratıma çemkiriyor lan, abimi sevgilim sanıp yanına yakıştıramadığı için. Omuz falan atıyorlar.

Abinin arkadaşı olunca etraftaki insanlar, resmen seni görmezden gelip aşağılıyor. İşte bu adam tüm Ankara'yı böyle kuruttu. Herkes şimdi uzaktan tanıdık, hiç arkadaş kalmadı amk. Eskiden bir adım vardı artık "Yavuz'un kardeşi" olarak anılıyorum camiada.

Sinirim bozuk.