Hollywood etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hollywood etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2014 Çarşamba

1993

Uzun zaman önce fark ettiğim bir şeyi sizlerle paylaşmak istedim. Ne zaman güzel ve eski sayılabilecek bir film bulduysam mutlaka ama mutlaka 1993 yılında yapılmış olduğunu fark etmiştim bir ara. Uzun zamandır bu yıl ile alakalı bir yazı yazmak aklımdaydı.O yıl çekilen bütün güzel filmlerin listesini hazırlayacaktım. Liste aşağıda efenim... Bir gün oturun ve bu filmleri tek tek izlemeye başlayın. 1993 yılında milletin ekmeğine suyuna ne katmışlarsa artık, bize izleyip tebrik etmek düşüyor.

4. Piano
11. Naked
12. Rudy

Benim bu listedeki favorim The Remains of The Day. Hatırlıyorum, annemle izlemiştik bu filmi (1993' te değil) çıldıracaktık neredeyse Anthony Hopkins' in tepkisizliği yüzünden. Mel Brooks'un Robin Hood parodisi de bir numaradır. İzlemeye bu ikisinden başlayın.


Jurassic Park muhtemelen ömrümde gittiğim ilk film idi. Ben Aslan Kral' dır diye düşünüyordum ama o film Türkiye' de 1995' te gösterime girmiş.

İzlemediğiniz filmler varsa şimdiden iyi seyirler sizlere.

5 Ocak 2014 Pazar

İlk Notlar

Veee vardım Los Angeles' a, evet. Kusura bakmayın, 13 saat uçak yolculuğuydu, okul kaydıydı, yurda yerleşmekti derken biraz vakit aldı buraya yazmak. Ama şuan zıpkın gibi, fişşek gibi karşınızdayım. Gerçi bitirmem gereken bir çeviri var o yüzden çok dışarı da çıkamıyorum.

Zaten sap gibi tek başıma dışarı çıkıp ne yapacağım o da var.

Dün, Selen ile (bana burada yerleşmeme yardımcı olan güzel insan) Hollywood bulvarına gittik. Şu walk of fame'in olduğu yer. Yıldızlar falan var ya o işte. Aman yarabbi, ne kalabalık, ne gürültü. Tam turist mekanı. Bir daha gitmem sanırım. Ya da aranızdan gelen olursa getiririm ancak o şekilde.

Beverly Hills'ten geçtik. Yani sen git Toki'lerde yaşa burdaysa ne evler ne evler... Okulun çevresi de acayip güzel zaten, hava atmak gibi olmasın. Yeşil, yeşil, yeşil ve yeşil.

Ve garip bir şekilde hiç yabancılık çekmedim. Dilden midir bilmem, 13 saat uçtuğumu bilmesem adeta memleket havası. Tarifi zor biraz, hiçbir şey yabancı veya korkutucu değil. Belki ondandır.

Kafa Polonya' ya gidiyor tabi, herkes düşman herkes ters, aksi, uyuz. Burada kimse öyle değil. Nereden geldin, beğendin mi illa bi soruyorlar. Yardımcı oluyorlar. Öcü değilmiş buralılar.

Ben o maillerden sonra öcü olduklarını sanmıştım. Laf anlatılmaz cadalozlar olduklarını düşünmüştüm. Ama burada o Kasım'dan beri halledemediğim yurt işini bile bir saatte hallettim. Hem uygun fiyat, hem yemekli, hem güvenli bir yurt. Üstelik okulun dibinde. Daha ne isterim.

Uçaktan ilk inip taksiye bindiğimde, taksici nereden geldiğimi falan sordu. Adam bildiğin politikacı çıktı, bir sürü şey biliyor Türkiye ile ilgili. Yunanistan ile kıyasladı, onlar iflas etmişken siz nasıl böyle kuzum falan diyor. Baya şaşırdım.

Burada Bahçeli gibi bir yer var milletin takıldığı. Tüm üniversite burada zaten. Hoş baya.

Pahalı gerçi her şey. Hooters dedikleri yerde bi hamburger yedim 13 dolar verdim a*ınoğlu. Kızlar güzeldi gerçi de bana ne faydası vardı anlamadım.

Bir bisiklet şart! İyice alışayım etrafa, ilk işim bisiklet. Kullanan epey kişi gördüm. İçim rahatladı.

Resim falan koyacağım en kısa sürede ama öyle çok fazla gezecek görecek ve aynı anda resim çekecek bir yapıya sahip olmadığımdan biraz gecikeceğim. Okulun içinden resimler koyarım kısa bir süre sonra.

Eğer isterseniz Skype'tan bana ulaşabilirsiniz: dilakm

Whatsapp da var artık, Türkiye numaram hala geçerli orada.

I'll be Bach.

19 Eylül 2013 Perşembe

IMDB Puan Yorumları

Çoğunuzun (ben de bazen dahil olabiliyorum) imdb puanlarına göre  film seçtiğini biliyorum. Hatta bu çoğunluk arasında film öner dediğimde bana hala Godfather'ı veya Esaretin Bedeli'ni önerdiğini de biliyorum. Hatta bazen espri mi yapıyorlar yoksa ciddi olarak mı bana bunu diyorlar emin olamıyorum.

Neyse konudan şaşmayayım. Bu imdb puanları kimi yerde şişirme kimi yerde de doğruyu yansıtmakta. Garip puanlar. Bu puanlara bakılırsa tüm eski filmler 8 ve üzeri mükemmellikte (ki bir çoğunun "ilk" olması dışında hiçbir iyi yanı yok), ayıla bayıla izlediğimiz komedi filmleri ise 6 vasatlığı içermekte... Arkasında PR ordusu olan 20 kaslı adam ve kadının oynadığı filmler de 8 ve üzeri almakta ama bağımsız, süper senaryolu dehşet ötesi filmler 7'yi geçememekte. Çok can sıkıcı oluyor bazen çok.

Kendi kafama göre oturttuğum bir sistem var. Bu imdb puanlarını nasıl yorumladığım hakkında. Sizlerle paylaşayım, belki işinize yarar.

1,2,3 ve 4.9'a kadar olanlar kötü korku filmleri ve de kötü komedi filmlerinden oluşmakta. Bir de Şahan Gökbakar filmleri anladığım kadarıyla.

5.1-5.5 arası: Muhtemelen içinde iyi bir oyuncu bulunduran ama konu işleyişi açısından vasat kalan filmler.
5.5-5.9 arası: Muhtemelen içinde iyi iki oyuncu bulunduran ama konu işleyişi açısından vasat kalan filmler.
6.0-6.3 arası: Yoklukta gideri olan filmler. Komedi filmiyse kesin izlenmeli. Korku filmiyse de izlenebilir. Dram ise meh.. Belki anne baba sever oturup onlarla izlenebilir.
6.4 : Kesinlikle bir Adam Sandler filmi.
6.5-6.9 arası: İzleyenin hoşuna gitmesi çok yüksek ihtimal olan kıymeti bilinmemiş filmler.
7.0-7.3 arası: Vasat dram filmi. Komedi veya korkuysa tadından yenmez. Ömür Gedik %100 beğenmiştir bu filmi, uzun uzadıya hakkında yazmıştır.
7.4: Kız arkadaşla izlenecek film. Kaçarı yok izlenecek. O kadar.
7.5-7.9 arası: Rahatlıkla izlenen ve genelde sevilen normal Hollywood filmleri. No brainer dedikleri cinsten olanların yanında "güldürürken düşüdüren" cinsten olanları da var.
8.0-8.5 arası: Oscar sahibi çıkaran filmler. Çok abartılan filmler buradadır. Puanla abartılmamıştır ama insanların "oha izledin mi"si yüzünden abartılmıştır. He izledim he git başımdan filmleri.
8.5-8.9 arası: Ters köşe filmleri. Sevmemenin imkanı yoktur.
8.9 ve üstü: Dark kınayt. (Betmenli)

6.5-6.9 arası filmleri göz ardı etmeyin, kaybeden siz olursunuz. Belki bir gün size o aralıktaki filmlerden öneri listesi hazırlarım, zira en çok o aralıktan izliyorum son zamanlarda. Hiç de pişman olmadım. Bu filmler size sıkıcı da gelse bir noktası sadece bir noktası olur ki izlenmeye değer tekrar tekrar. Dokanır.

Ps: N'olur artık film önerisine Fight Club falan demeyin la. Bu kadar vasat olmayın, ayıptır. Kız da tavlayamazsınız hem...