gavatzone etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gavatzone etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2016 Salı

Dünyanın En Büyük Derdi

MAC adlı bir kozmetik markası vardır, çalışanların şerefsizliği dünyaca meşhur. Sadece Youtube' a "MAC experience" yazarsanız dünya kadar kızın dert yandığını görürsünüz. Haklılar amk, hepsi boktan. Tüm müşterilerine çöp muamelesi yapmaya bayılır MAC çalışanları. 


Ama memleketimde değil. Burada terbiyesizlik eden 1 tane MAC çalışanı gördüm, onu da arkadaşları kendi aralarında elimine edip bana kendilerini affettirecek bir makyaj yapıp öyle gönderdiler. Tunalı şubesi, bahsettiğim. Yıllardır oradan alırım ne alacaksam, mükemmel hizmet, garanti edebilirim. 

Panora' da (eve en yakın ve en sakin alışveriş merkezi) yeni bir şube açtılar. Havalara uçtum resmen. Kapitalist ruhuma şen geldi. Zira Türk kızının en büyük derdi tüm markaların bir arada bulunduğu bir alışveriş merkezidir, garanti! The Body Shop hariç tüm güzel markalar bir araya geldi Panora' da. Çok memnunum.

Ama oraya bir hıyar koymuşlar, sorma gitsin. Tipine bakarak mı almışlar dükkana nedir, bilemiyorum. Adam hiçbir şeyden anlamıyor. Kapatıcı, diyorum fondöten mi diyor. Hayır kapatıcı, diyorum acaba Türkçesi mi kıt diye "Concealer" diyorum, pudra mı diyor.


Allahtan ne alacağımı bildiğim için gidip ben bundan istiyorum diyorum, yarım saat bulamıyor dükkanda. Standın alt çekmecesinde, açıp ben alacağım yani o derece... Allık da alacaktım ama adamın beynini yakmamak için direk kasaya gidiyorum almadan. Adam ne dese beğenirsin:

"Fatura kesemiyoruz. ZATEN YILBAŞINDAN BERİ FATURA KALKTI." Şey gibi aynı: Yılbaşından beri facebook paralı olacak, on kişiyle paylaş para ödeme...

"Fatura kesmeden nasıl mal satıyorsunuz?" diyorum, "Mail olarak gidiyor" diyor. E mailimi almadın, kim olduğumu bilmiyorsun nasıl gidecek o fatura diyorum "ehehe" diye alıyor numaramı sistemden bakmak için.

Fatura hala gelmedi. Gelmeyecek de belli bir şey. Gavat resmen faturasız mal sattı bana ya. Neyse ama bu seferlik saymıyorum bunu, mekan yeni zaten şutlanır o gavat yakında. DERDİNİ S*KEYİM sırası da solda, oraya geçin.

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Latinlerin İletişim Formülü

Arkadaşlar dün gece feci bir aydınlanma yaşadım. Resmen kafamın içerisinde oturdu bütün olaylar. Buraya geldiğimden beri "ben neden bu Brezilya' lıları anlamıyorum" derdine düşüyordum ya artık anlıyorum!


Mesele sadece Brezilya menşeili olmaktan geçmiyor. Bütün Latinler aynı. Denedim %100 çalışıyor.

Şimdi başlıyoruz:

Örnek 1: Latinler kendi aralarında konuşmaktadır. Birisi "Hava bugün çok güzel" der. Diğeri onaylar. Tam bu sırada Dilara lafa dalar "Valla ne güzel hem serin hem güneşli" diye. Tam o sırada 1 numaralı Latin "Aslında bu havadan nefret ederim ben" der. Diğeri "Evet evet, hiç sevmem" der.


Örnek 2: Latinler yine durum belirten ifadeler ile insanlarla iletişim kurma çabasındadır. 1. Latin "Bugünkü yemek bok gibi, dışarıda mı yesek" der. 2. Latin de "Evet ya gidelim bence de" der. Bu arkadaşların suşiye bayıldığını bilen Dilara "E o zaman gidip suşi yiyelim" der. 1. Latin "Keşke çıkabilseydim ama çıkamam bugün" der. 2.' si de "Yarın gideriz belki ama bugün olmaz" der.


Örnek 3: Latinler yemek yapma meselesi ile alakalı konuşmaktadır. 1. Latin "Yemek yapmayı çok özledim" der. 2. Latin "Ben de ev yemeklerini özledim" der. Dilara lafa atlar "Ben de özledim. Acaba girip bir çorba mı yapsam şuan mutfağa" şeklinde. 1. ve 2. Latin "Yemek yapmaktan nefret ederim" minvalinde lafı çevirirler. 


Örnek 4: Latinler Robin Williams (rest in peace) hakkında konuşmaktadır. 1. Latin "Duydun mu RW ölmüş" der gayet üzgün. 2. Latin "Evett duydum çok yazık olmuş" der. Olayı yeni duyan Dilara "Neee?! Ciddi misin?" diye üzülür. 1. Latin "Ünlüler ölünce üzülen insanları anlamıyorum" der. 2. Latin de "Evet yani bana ne sonuçta" der.


Şöyle durdum baktım bugüne kadar başımdan geçen bütün konuşmalara. Hepsi bu şekilde işlemiş. Maksatları muhabbeti kesmek ya da dışlamak değil. Dibimden ayrılmıyor hiçbirisi. Madem istemiyorsun, konuşmazsın sonuçta. Bunlar öyle değil. Hem konuşacaklar hem de benim söylediğimin tam tersini söyleyecekler. Adamlar zevk alıyor bundan. Zarfı atıyorlar, sen de muhabbete giriyorsun. Zart! Hemen tersine çekip seni haksız çıkarıyorlar, kendilerince seni eziyorlar. Sanki kendileri söylememiş gibi, sen bir şey istemişsin de onlar istememiş gibi oluyor dışarıdan bakınca. Hiçbir zaman muhabbeti ben başlatmıyorum, hiçbir zaman ortaya yeni bir şey atmıyorum. Kendileri söylüyor, ikinci cümlede kendileri ile çelişiyorlar. Huyları bu. Evet, çözdüm.