fox tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fox tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2015 Çarşamba

Kocamın Ailesi Felaketi

İşsizliğimden mütevellit yine televizyon başlarında harcamaktayım beyin hücrelerimi. O kadar acayip şeyler varmış ki bir yıldır uzak kaldığım. Ayak uydurmada zorlanmıyor değilim. Ama olsun, uğraşıyorum! 


Geçen size Karagül' ün ne kadar başarılı bir dizi olduğundan bahsetmiştim, hatırlarsanız. Tabii çoğunuz okumadınız bile (istatistikler yalan söylemez) ama olsun. İçimde kalmasın. Bu blogun amacı zaten içimde bir şeyin kalmaması. Bu sefer yazacağım yazı bir diziyi övmek için değil, yerden yere vurmak için. Bunu beklediğinizin farkındaydım!


Fox TV' nin başarısız yapımlar kuşağında Kocamın Ailesi diye bir diziye denk geldim birkaç hafta önce. Zaten internetten araştırdığınız zaman pek olaylı bir prodüksiyon olayı olduğu ortaya çıkıyor. Neyse işte.


Bir apartman dolusu vıcık vıcık bir aile. 40'lı yaşlarında ama hala annesinin koynunda yatan vasıfsız bir amca. Etrafında nefes alıp veren her şeye hakaret etmeyi kendine hak gören bir babaanne. Karanlık işler çeviren bir yenge. Bir iskele babası. Kıymet bilmez ve de evlatlarını harcamayı seven bir anne. Yetersiz bir abla. Tek ayak üstünde kırk yalan söyleyebilen iki adet genç kız. Ve 5 yaşında gördüğü her şeyi taklit eden şımarık ötesi bir kız çocuğu. 


Bu apartmanda yaşayan bazı diğer insanlar da var. Sürekli didiştikleri ve karşı komşuları olan bir kadın. Onun odun oğlu ve kabız arkadaşı. Üst katta yaşayan iki doktor. Birisi esas kız. Bütün aile bu vasıflı kızdan nefret ediyor. 

Ve bir de esas oğlan var. Demiş miydim o da vasıfsız diye. Kan çekmiş. Ecinniye benziyor bir de töbe bismillah...

Bu aile zamanında pazarda bir oğullarını kaybediyorlar. Ve apartmanda yaşayan bu esas oğlan, aslında bu ailenin evladı. Olay bu. Vıcık vıcık Türk hikayesi.

Esas kız, elemana ailesini bulmasında ve bir takım başka şeylerde yardımcı oluyor. Ama aile her dakika kıza laf sokuyor. Dizide tek düzgün insan olan o esas kız. Ve bütün aile apartmanı kızdan nefffffreet ediyor.


Hanımlar beyler, tarifi mümkün değil. Resmen itin götüne sokuyorlar bu kızı. Söylemedikleri laf kalmıyor. O kadar aşağılık şeyler ki. Yenilir yutulur şeyler değil. Bu kadar hakareti o tarz programlarında bile göremezsiniz. O derece.

Daha kötüsü, tüm bu hakaret ve aşağılamaların ardında çalan mutlu ailevi şarkılar (kanunlu klarnetli). Hani "bak nasıl da didişiyorlar, ay ne kadar sevimliler ahaha kıza orospu dedi yaa canım babaanne" gibi bir durum çıkıyor izlerken. Bunu normalmiş gibi nasıl gösteriyorlar anlayamıyorum. Bu vıcık vıcık her boka maydanoz olan aileyi nasıl sevdirmeye kalkıyorlar? Nasıl bu insanları her hafta millete yediriyorlar?


Sürekli yalan söyleyen, her işi yanına kalan kızları nasıl pazarlıyorlar? Babaya nasıl yalan söylenir 101 dersini nasıl veriyorlar? Komşuya her fırsatta nasıl hakaret edilir nasıl gösteriyorlar? Çocuk nasıl yetiştirilmezi millete nasıl satıyorlar? 

Uzun zamandır bu kadar iğrenç bir aile dizisi izlememiştim. Siz de izlemeyin.

P.S: Dizide esas kız değişikliğine gidildiğini biliyorum ve zerre ilgilenmiyorum.

12 Mart 2015 Perşembe

Karagül

Karagül ile alakalı olarak kişisel bir yorum yapmadan yazı yazmam çok zor. Zira, Karagül, Türkiye' de yapılan en başarılı dizilerden bir tanesi. Belki de (şu anda yayınlanan) en başarılı dizisi, tek başına. O yüzden direkt olarak dizi ile alakalı biraz bilgi verip yorumlara geçeceğim.

Karagül' ün başarılı dizilerden bir tanesi olmasının bir sürü sebebi var. Bunların ilki, hikayesinin gördüğüm, bildiğim kadarıyla orijinal olması. Sanılanın aksine Karagül bir ağa paşa dizisi değil. Dizide bir aşk hikayesi yok. Zengin fakir ayrımı yok. Yalılar ile gecekondular arasında geçmiyor. Karagül' de bir ailenin zamanında aldığı kötü kararlar dolayısı ile yaşamış olduğu sıkıntılar var. Anneler var dizide. Tek önem arz eden konu bu annelerin hikayeleri. Anneler ve çocukları diyebiliriz.

Dizinin kötü bir karakteri var. Kendal Şamverdi. Kendal boi, zamanında babası tarafından ezilen, hiçbir yaptığı bir şeye sayılmamış, sonra eline güç geçince de etrafındakilere işkenceler çektiren bir tip. Ama direkt olarak Kendal' a kötü diyebileni görmedim ben. Çünkü adamın haklı olduğu o kadar çok nokta var ki.  Bir yerden sonra Kendal' ın kötü olduğunu düşünemiyorsun. Kendal karakteri memlekette var olan kötü karakterler serisinin en radikali, en birincisi gözümde. 

Dizideki herkesin bir hikayesi var. Karakterler mükemmel oturmuş. Hiçbir karakter yüzeysel değil, her birinin ayrı bir ağırlığı var. Ben Türk dizilerinde çok nadir görmüşümdür bu kadar detaylı karakter topluluğunu.


Türkiye' de çok vasıfsız, başarısız iş yapılıyor. Her alanda, her yerde. Ama televizyonlarda çok çok daha fazla bu başarısız, kalitesiz, iğrenç işler. Ama Karagül bunlardan biri değil.


Başladığı günden beri diziyi izliyorum. Ama sonra internete bir bakıyorum, kafam feci karışıyor. Acaba ben farklı bir şey mi izledim, diye düşünüyorum. O kadar alakasız, o kadar saçma yorumlar okuyorum ki aklım duruyor. Sadece bakın bir ekşi sözlüğe, aklınızı oynatırsınız, kendinizden şüphe edersiniz yorumları okudukça. Aynı şeyi mi izliyoruz, bende mi bir sorun var arkadaşlar? Bir dizi bu kadar mı götünden anlaşılır, yerden yere vurulur.


Dizinin birbaşka sevdiğim ayrıntısı rüyalar. Rüyaları o kadar güzel gösteriyorlar ki, tüm o sembolleri, o duyguları harika yansıtıyorlar ki, isterse dizinin geri kalanı çöp olsun yine oturur bunun için diziyi izlerim. 

Bir kere sadece aşka meşke dayalı bir konusu olmadığı için, sadece bunun için bile takdire şayan bir dizi. Kimseyi vıcık vıcık "Kıymetlim, gelinim" diye seveni görmedim. Biliyorsunuz ne kadar sevmediğimi şu kelimelerin yanlış kullanımını.

Berkin Elvan'ın annesi ile alakalı söylediği acayip sözlerinden sonra Yavuz Bingöl' ün şutlanması da ayrı bir güzellik tabii. Sorsan alakalı değildir tabii de başka bir açıklama göremiyorum.

O kadar övgünün yanında bazı olumsuz tarafları da var tabii. Mesela makyaj çok berbat. Renkler ile acayip oynuyorlar herkes bir ucube gibi duruyor. Belki de bu görüntü meselelerinden dolayı siz gözardı ediyorsunuz diziyi. Çok fazla slow motion var, senaryoda tekrar eden ve bir yere varamayan diyaloglar çok. Görüntü hariç saydıklarımın geri kalanının diziyi 90 dakika yapmaya çalışmalarından kaynaklandığına eminim. Eğer bu yüzden izlememezlik ediyorsanız, etmeyin arkadaşım, valla etmeyin.

Son olarak ısrarla bu diziyi başka dizilerle kıyaslamaya çalışan entel arkadaşlarıma şunu diyorum: Karagül'ü Asmalı Konak ve Zerda gibi dizilerle kıyaslamak yanlış. İlle bir şey ile kıyaslayacaksan Six Feet Under ile kıyasla. Direkt olarak o kategoride bu dizi. Bays.