makyaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
makyaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2015 Cuma

Makyaj Videoları

Çok absürt videolar var YouTube' da. Ve her nedense bunların büyük bir çoğunluğunu da makyaj yapan özenti gençler oluşturuyor. Bazıları işi feci ticarete dökmüş vaziyette. Hepsinin ayarı kaçtı. Bir zamanlar gerçekten de faydalı yorumlar yapan, kar amacı gütmeyen ne kadar kız varsa hepsinin gözünden dolar işareti fırlıyor son zamanlarda.


İki veya üç fondöteni birleştirip kullananı mı dersin?

Bilmem ne rutini diye her ay farklı bir "rutin" videosu koyan mı dersin?


Tek seferde 7 adet saç spreyi kullananı mı dersin?

Veya tek seferde 5 farklı kaş boyası kullananı mı?


Geç kaldım videosu çekerken yüzüne 20 dakikalık maske yapıp üzerine 5 farklı yağ sürüp, tam teşekküllü ve sponsorlu ürünlerle kahvaltı yapanı mı dersin?

Dışarı kahve almaya çıkarken gelin makyajı yapıp takıp takıştırıp sürüp sürüştürüp çıkanı mı dersin?

Dersin de dersin....

Türklere hiç girmedim bile. Bir kere bir kızın videosuna denk geldim, Bahsettiği her şeyin tamamen yanlış olmasının yanında bu kadar kallavi makyajı tesettürlü bir kızın yapmasına anlam verememem buna yeterli oldu. Diyorlar ki Türkçe makyaj videoları çekenler genelde dönmeler, o yüzden şaşırma. Doğrudur, henüz kadına benzeyeni görmedim ben de "Önerilenler" kısmında.


3 Kasım 2014 Pazartesi

Halloween

Ve sonunda bitti Halloween çılgınlığı. Bu insanlar manyak arkadaş! Hem de ne manyak! Yüzlerce dolar harcıyorlar bir kostüm için. Sürekli partiler, sürekli bir eğlence valla manyak bu Amerikalılar. Hele böyle vakitleri hiç boşa harcamıyorlar. Bana kalsaydı ben evde oturur Halloween filmleri izlerdim, keyfime bakardım, hiç olmadı Halloween vakti yapılan büyü vb. şeyleri okurdum internetten. Ama ille o karnavala gidilecek! Görülmesi gerek. Hakikatten de muhteşemdi, yağmura kadar...


Şimdi hakkını verelim, adamların inancı, geleneği bu sonuçta ve çok da güzel altından kalkıyorlar. Bir tane bile "Ay neden giyiyorlar bunları", "Aman dün efendi adamdı bugün gitmiş kostüm giymiş" diyen bir hırbo görmedim. Bizde herkes her bayram için bir fikir sahibi. Aman kurban bayramı aslında ne kadar vahşiymiş, aman ille cumhuriyet kutlanmalı mıymış. Ulan gavat! Gelenek! Bayram! 

Neyse boş konuşan çok adam var bu vakitler, sürekli dikkatimi çeker oldu. O da ayrı bir yazı konusu zaten.


Ben bu olaya çok sıcak bakmıyordum ne yalan söyleyeyim. İşin ucuzuna kaçmak istedim. Kıyafete para vermek istemedim, çok hazırlık yapmadım o yüzden. Ama daha fazla para harcamadığıma pişman oldum cidden. (Merak edeneler için Star Trek' ten Uhura oldum) O emeği, o kıyafetleri gördükçe nasıl heveslendim anlatamam! Adamların yaptığı hiçbir şey saçma değildi. Hiçbir şey özenti değildi. Çatır çatır geleneklerine sahip çıkıyor adamlar, çok takdir ettim. Google' dan arattım, tam 500 bin kişi gitmiş karnavala. Beş yüz bin, dile kolay! 

Amerika' da Halloween vaktine denk gelirsem bir daha diye aklımda kalan bir kaç nokta var, yazayım onları hemen:

1. Paraya kıyıp adam gibi bir kostüm ve makyaj şart! Ucuzuna kaçılmıyor.
2. Taksi işini önceden ayarlamak gerek, zira Amerikalılar bayramları sokaklara dökülüp trafiği felç ediyorlar.
3. Şeker şart!
4. Orijinal olmak şart değil ama kendi ayrıntını katman hiç de fena bir fikir değil. 
5. Grup olarak kıyafet seçenler çooooook daha fazla dikkat çekiyor ve beğeniliyorlar. Tek başına giyineceğine arkadaşlarınla takım ol. 


Not: Resim çeken arkadaşlardan resimleri toplarsam instagram'a koyarım.

10 Mart 2014 Pazartesi

Hormonal İnanç

Erkek milletinin (pardon, genelleme yapmamız yasaklandı), bu civardaki bazı erkeklerin harbi gerizekalı olduğu konusunda kesin bir sonuca vardım birkaç gün önce. Nasıl mı?

Hemen anlatayım.

Geçen gün markete gidiyordum. Gitmeden yemekhanede oda arkadaşım ve geldiği günden beri oda arkadaşıma yavşayan bir Brezilya'lı çocuğu gördüm. Oda arkadaşımın yanına gidip marketten bir şey lazım olup olmadığını sordum. Oda arkadaşım hayır dedi. Daha sonra ayıp olmasın diye çocuğa da sordum bir şey lazım mı diye. Çocuk ne dese beğenirsiniz. "Gitmişken bana biraz allık alır mısın allığım bitti de."


Baştan söyleyeyim, kendi çapında espri yaptı çocuk. Ben de ona eğer marketten allık almak istiyorsa ciddi sorunlarının olduğunu söyledim.


Allık esprisi nereden geldi bilemiyorum, ben allık çok kullanabilen birisi değilim. Millet beni kireç yüzümle hatırlar hatta bütün esprilerini şakalarını bunun üzerine yaparlar. Garip.

Neyse, çocuk bu cevabımın üzerine şaka yaptığını söyledi. Ben de VALLAHA MI dedim İngilizce. Nasıl oldu sormayın. Buldum bir yolunu.

Oda arkadaşım marketten makyaj malzemesi almanın gerizekalıca olduğunu ifade ettiğim cümlemden konuşmaya devam etti. "Ben ojelerimi oradan alıyorum" diye. Dedim ki "Gidip de markette satılan allıklardan almıyorsun ama", çünkü ilk geldiği günlerde bu arkadaşla Sephora' nın altını üstüne birlikte getirmiştik Santa Monica' da. Kız da bunun üzerine garip bir şekilde "Bilemiyorum ben makyaj yapmadığım için anlamam nereden alınır nereden alınmaz." dedi.
                      .

Hani bu kızı her sabah ve akşam yüzüyle uğraşırken görmemiş olsam, Sephora'ya birlikte dadanmamış olsak, her gittiğimiz mekanda tuvalette yüzünü gözünü çizmese derim ki helal olsun.

Oğlan da salak salak "Onun makyaja ihtiyacı yok" gibi bir lafla kızı destekledi. Kızın gözüne baktım. "İyiymiş o zaman ne mutlu sana dedim." Ne diyim...

Ciddi ciddi oğlan buna inanmış. Bu noktadan itibaren yorumlarım ağır küfür içerdiği için paylaşmamaya karar verdim. Hormonların hükmettiği insanlar için değmez.

Ayrıca size bu Brezilyalılar ile alakalı çok şey anlatacağım, zamanı geldiğinde...