22 Aralık 2015 Salı

Goygoy Profesyoneli

Bugün biraz Twitter' daki güzide sanatçılarımızın hesaplarına bakayım dedim. Ulan bakmaz olaydım. Kör olaydı gözlerim de bu saçmalığı görmeseydi.

Adam sahneye çıkıp sanat yapmıyor, insanlara o konuda hiçbir şey katmıyor. Adamın tek yaptığı "Türkiye Siyaseti' nin Son 50 Yıldaki Dinamikleri" adlı makale yazıyor olması. Resmen herkeste bir "Ben de yorum yapmalıyım!!!11" hissi var. 

Hayranlarına bir çizgi sunmalıymış, hayranları bilmeliymiş neyi destekleyip desteklemediğini. 


Pardon ama bok yesin o çizgi takip etmek isteyen hayranlar. Sen siyasi parti misin? Senin olayın ne? Sen daha albümün çıkmadan tüm telif haklarını (bir ün kazanmak adına) para babalarına satan kapitalist bir bebesin. Neyin veya kimin hakkını hukukunu savunuyorsun? 

Eğer bir kesime örnek olmak istiyorsan veya o kesimin senin çok güzide fikirlerinden faydalanacağına inanıyorsan en başta nasıl kendi hakkını koruyarak, nasıl profesyonelce, uluslararası camiada tanınacak bir biçimde iş kovaladığını göster. Mıy mıy siyasi yorumlar ile birilerine şirin geliyorsun anlıyorum ama işte tam o noktada senin alnında bir son kullanma tarihi çıkıyor ve senin bunu silecek bir yetin kalmıyor. Çünkü sen profesyonel bir sanatçı değilsin. Sen solcu goygoyundan öteye geçememiş vasıfsız bir çalgıcısın o kadar. Senin de alıcın sana benzer, senin pazarın belli bu durumda.


Sonra da çıkıp "Türkiye' de müzik piyasası yok, biz yurtdışına açılamıyoruz" diyorsun işte ben ona çok gülüyorum. Ben, yurt dışında senin neyini pazarlayacağım? 20 aydır hiçbir konser, single veya albüm haberi paylaşmayıp gündem ile alakalı "kınıyoruz" tweetini mi?

Bekle sen bekle. Daha çok beklersin.

17 Aralık 2015 Perşembe

Başıma Gelenler: 2015 Edition

Bu yıl olanları listeledim:

- Amerika' dan döndüm, şokunu yaşadım.
- İşsiz kaldım, depresyona girdim.
- İnsanları işsizliğim ile darladım.


- İşsizliğime hayret ederek yılın yarısını devirdim.
- Çeşitli çeviri işleri aldım. Bir kere dolandırıldım ve çevirinin parasını alamadım.
- Dolandırıldığım işin çevirisine gitmek için ODTÜ' nün dil sınavına gitmemeyi tercih etim. O yüzden ODTÜ' ye başvurumu iptal ettim. 
- Gölbaşı'nda çok enteresan bir iş adamı ile tanıştım. Bir sürü çevirisini yaptım, iş hayatlarındaki çok enteresan şeylere şahit oldum.
- 2 kere farklı ortamlarda Olga Hanım diye anıldım.



- Mayıs' ta Malatya' ya gittim, büyükleri ziyaret ettim. Düğün dernek kuruldu, bir sürü acayip olay yaşandı. Düğün draması eksik olmadı.
- Leydi adında bir kedi evimize yerleşti. Çok seviyorum eşşoğlusunu.
- Annem ve babam abime "Ablan..." diye başlayan cümleler kurdular bol bol. Abimin ablası oldum.
- İstediğim işi buldum, tüm sıkıntılarım sona erdi.
- Budapeşte' ye gidip şehri görmeden 7 gün geçirdim. Acayip yoruldum ama mükemmel insanlarla tanıştım.
- Patron kaprisi, sekreter kaprisi nedir onları gördüm.
- Sabrımın yeni sınırlarını keşfettim bol bol.
- İnsanların tüm gün mesai anlayışına bir anlam veremedim.



- Yeni çeviri büroları ile anlaştım. Güzel iş bağlantılarım oldu.
- Arkadaşlarımı çok ama çok özledim. Bir günüm bile onları düşünmeden geçmedi. İletişimimizi sürdürdük, seneye buluşmak için planlar yaptık.
- Ağrılı ödem sıkıntılarım yüzünden doktorlara gittim. 
- Doktorlara gitmişken akupunktura da başlayayım dedim, başladım. İyi geldi la.
- Netflix' ime kavuştum.
- Youtube alemlerinde kayboldum.

Yılın ilk yarısı bir sis içerisinde geçti ama sonradan tüm taşlar yerine oturdu gibi. Çok şükür.

10 Aralık 2015 Perşembe

İmaj Meselesi

Bir sürü olay oluyor, herkes her şeyi çok iyi biliyor da atıp tutuyor ya. Eyvallah, hepinize eyvallah. Hepinize saygım sonsuz, hepinizin fikirlerini dinlemeye hazırım. Olması gereken de bu zaten amk bunun açıklaması mı olur?

Benim en ama en uyuz olduğum insan tipi bu tür sohbetlerdeki "Ülkenin imajını çiziyorsun, anlatma yabancılara böyle" diyen gavat.




Ulan yapılırken o hareket bir yerin çizilmiyor da başkası öğrenince mi bozuluyorsun? Bokum gibi hayatından millete ne, sen ne diyeceksin de insanlar "aa o zaman ben seni de ülkeni de sevmiyorum" diyecek? Aksine "bizde böyle böyle şeyler oluyor" diye derdini anlatırsan, kötü durumlarda insanların desteğini kazanıyorsun. Kimsenin bugüne kadar memleketimi övüp de madalya aldığını görmedim. Ama olanı biteni anlatıp dertleştiğim, ülke meselelerini oturup tartıştığımız ve birbirimize saygı duyduğumuz çok çok çok fazla arkadaşım oldu - olacak.

Çünkü kötüye kötü demek insanı kötü yapmıyor bunu biliyoruz. Bu kadar basit bir konuyu idrak edebilmeni isterdim.


8 Aralık 2015 Salı

Otobüs Kıroluğu

Sabah 135 otobüsüne tıkış tıkış hepimiz bindik. Aman yarabbi ne neşe, tarifi mümkün değil. Ama insanlar saygılı oluyor otobüste neden bilmem. 407' ye bin mesela hır gür kavga, 135 dedin mi herkes birbirine iyi günler diliyor, herkes güler yüzlü vesaire...

Hamile bir kadın bindi. Kadın her an üzerimize doğurabilirdi. Gıkını çıkarmadı kadın bana yer verin, diye. Kimsenin gözüne gözüne bakmadı taciz edercesine. Gayet sakin bindiği arkadaşıyla muhabbetini ediyordu, arkalara ilerlemeye çalışıyordu.

Garibim, ayaktaki bir adam oturan bir insan müsveddesine "Hanımefendi hamile acaba yer verebilir misiniz?" dedi. Ama sessizce, kimseye duyurmadan, kimseyi rencide edecek şekilde değil. Hani belki görmemiştir, belki farkına varmamıştır diye düşünerek. Çünkü o anda kim görse kadını yer verirdi bu kadar basit. İnsanlığa giriş 101.


Oturan hıyar, ayaktaki adama yavşak yavşak bakıp "Cık" yaptı ve yavşak yavşak gülüp önüne döndü. Adam şok. Ben şok. Benle birlikte birkaç kişi daha şok. Hamile kadının olaydan haberi bile yok, aman zaten olmasın. Böyle kıroların olduğu yere çocuk doğurmam diye depresyona girer, sütü kesilir mazallah bin türlü şey olur.

Ulan gavat, ulan hıyar! Onun bunun çocuğu. Cık ne lan? Mağara adamı bunlar yemin ederim, her sabah ayrı bir olay bu çomarlar yüzünden.

- Vay yavşak, dedim. Duydu ama hiç arkasını dönüp bakmadı bile. Kendinden bahsedildiğini biliyor, pustu kaldı. Biliyor ki olayı büyütse linç edilecek. Herkes ters ters baktı adama ama hamile ayakta kaldı, iki durak sonra insanlar indi, bitti gitti.

Şimdi bu blogu okuyan cemaate sesleniyorum: Kavga edecekseniz sabah edin. Sabah edilen kavgaları kaybetmenizin mümkünatı yok. Çünkü karşındaki ya harbi yavşak, ya da daha uyanamamış ama işine gücüne giden sakin insanlar. Ne dersen hepsini yapar bu ikinci kategori. Mesela o ayaktaki adam "Ne diyon sen ulan orosbu çocuu" diye adamla kavga çıkarsaydı bütün otobüs o oturan adamı linç edecekti, şöför dahil. Tedirgin olmayın, pişman olmayacaksınız. Sesinizi sabah çıkarmazsanız akşam hiç çıkaracak haliniz kalmaz. Hakkınızı koruyun, etrafınızdaki insanlara iyilik edin, piçlik eden onun bunun evlatlarına da hak ettiği sözü söyleyin. Defalarca kez dedim, yine diyorum: Kötüye kötü demekle ağzınız kir-len-mez!

27 Kasım 2015 Cuma

Ayın 5 Şarkısı

1. Feeder - Piece By Piece

Tam benlik şarkı. Bundan bir on yıl daha geçsin "Bunu Dilara dinliyor" dersiniz.



2. Selçuk Alagöz - Malabadi Köprüsü

Kararlıydı zalim "şey"



3. Walk the Moon - Jenny

Nasty nasty konuşanlar.. Eğlenmişler falan ama klip çok kötü lan. Ama youtube' da izleyecek olursanız alttaki ilk yorum mükemmel.



4. James - She's A Star

Eskimeyor...



5. DJ Khaled - All I Do Is Win

Sadece rap yapmayan zenci severim derim ya - bu hariç.

16 Kasım 2015 Pazartesi

Ondan Bundan Vol.15

* Le Soleil adlı şampuan reklamını görüp de şaşırana hayret ediyorum. Kızçe heveslenmiş, reklamda oynamış. Hele ki zaten o mecrada ünlü bir kızmış, oynasın ne güzel lan. Yakışmış da. Sırf kapalı oynadı diye o ürünü alacak zibilyon tane adam var. Kapitalizmin çarkları iyi işlemiş işte. Long live kapitalizm.



Kına gecesi saçları savuruyoruz zaten lafına bozulan olmuş. Niye bozuluyorsunuz olum manyak mısınız? Daha islamın nesini anlamadınız? Kadın kadına eğlencede saçların açılması bir sorun teşkil etmiyor bunlara. E hiç mi lezbiyen yok, onlar tahrik olursa diyorsun da, İslamın mantığını anlamamışsın kuzum:

Bir kadın bir erkeğe saçını açıp da sallar ve erkek tahrik olursa bu kadının suçu.
Bir kadın bir kadına saçını açıp da sallar ve kadın tahrik olursa bu da kadının suçu.
Hepsi uşağa.


İslam' da her şey kadının suçu. Kadın yarım insan, kadını dövebilirsin, kadının şahitliği erkeğinki ile bir değil, kadın miras alamaz, kadın 3 başka kadınla kocasını paylaşabilir. Bunlar batmamış hasbama kına gecesi saç savurması batmış.

* Kadın ve islam konulu sempozyumunun ardından Fransa var konumuz.

Ulan bir sürü Fransız tanıdım. Hepsi ayrı bir tür uyuz. Aralarında gerçekten sevdiğim tek bir tane arkadaşım var, burada eskiden "gavurun kızı" diye tabir ettiğim. Hele Paris' ten geliyorsa ayrı bir uyuzlar, hepsi resmen aldığı oksijene bile tahammül ediyor. O kadar burunları havada.


Ama bir tanesi bile gündemden alakasız, bir tanesi bile ülkelerinde yaşayan müslümanların çilelerini görmezden gelen, sınıf ayrımcı, islamofobik değildi. Zaten mantıksız değil mi eşitlik için devrim yapan insanların ezilenleri biraz daha ezmesi. İlla ki yapan vardır ama ben görmedim. O Türklere ait bir özellik. Anasız babasız kalmış, ülkesinden kaçmış gelmiş bacak kadar çocuğu Suriyeli diye döven Fransız görmedim ben, ama Türk gördüm. Tipini beğenmediği için 2. kattan aşağı Senegalli atan Fransız da görmedim ama Türk gördüm. Zenci gördük mü fotoğraf çektiririz diyen Türk gördüm. 100 vatandaşı ölünce "onlar da hak etmişti ibneler" diyen Türk gördüm. 100 vatandaşının ölümüne Fransız kalan, ortalarda görünmeyen "idari memur" da gördüm.

"Fransızlar göz ardı ettiler, şimdi geldi sokaklarını buladı terör" diyene kadar herkes önce bir kendine baksın. Herkes önce kendi neyi gözardı etmiş ona baksın. İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırsın o herkes.

ATARIM GELDİ!!!

13 Kasım 2015 Cuma

Makyaj Videoları

Çok absürt videolar var YouTube' da. Ve her nedense bunların büyük bir çoğunluğunu da makyaj yapan özenti gençler oluşturuyor. Bazıları işi feci ticarete dökmüş vaziyette. Hepsinin ayarı kaçtı. Bir zamanlar gerçekten de faydalı yorumlar yapan, kar amacı gütmeyen ne kadar kız varsa hepsinin gözünden dolar işareti fırlıyor son zamanlarda.


İki veya üç fondöteni birleştirip kullananı mı dersin?

Bilmem ne rutini diye her ay farklı bir "rutin" videosu koyan mı dersin?


Tek seferde 7 adet saç spreyi kullananı mı dersin?

Veya tek seferde 5 farklı kaş boyası kullananı mı?


Geç kaldım videosu çekerken yüzüne 20 dakikalık maske yapıp üzerine 5 farklı yağ sürüp, tam teşekküllü ve sponsorlu ürünlerle kahvaltı yapanı mı dersin?

Dışarı kahve almaya çıkarken gelin makyajı yapıp takıp takıştırıp sürüp sürüştürüp çıkanı mı dersin?

Dersin de dersin....

Türklere hiç girmedim bile. Bir kere bir kızın videosuna denk geldim, Bahsettiği her şeyin tamamen yanlış olmasının yanında bu kadar kallavi makyajı tesettürlü bir kızın yapmasına anlam verememem buna yeterli oldu. Diyorlar ki Türkçe makyaj videoları çekenler genelde dönmeler, o yüzden şaşırma. Doğrudur, henüz kadına benzeyeni görmedim ben de "Önerilenler" kısmında.